Avukatlık Mesleğinde Etik (Reklam)

ÖZET

İnternet üzerinde verilen reklamları diğer medya araçları üzerindeki reklamlardan ayırmak için hiç bir neden bulunmamaktadır ve avukatlar, açtıkları web sitesinde tüm basılı evraklarında gösterdikleri özeni göstermekle yükümlüdürler. Açılan web sitesinde reklam amacını kuvvetlendiren ifadeler kullanılarak çeşitli sitelerde ilanların gösterilmesi, ismin altında kullanılan "Owner of the Law Office" ve "Mediator" ibareleri, verilen tüm hizmetlerin Ankara Barosu'nca yayımlanan en az ücret çizelgesi ile ücretlendirileceğinin duyurulması sitenin bütünü ile birlikte değerlendirildiğinde avukatın reklam amacına işaret etmekte olup, bu durum meslek etiğinin ihlali niteliğindedir.

 

İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ

     ·          1136 sayılı Av.K. md. 55

·          TBB Meslek Kuralları md. 7-8

·          TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği md. 9

 

OLAY

Avukat, çeşitli sitelerde "Google"ın adwords sistemi aracılığıyla reklam vermiş, bu ilan, sistemin yapısı gereğince dünya çapındaki internet medyasında pek çok kez gösterilmiştir. Bu reklamlarda kullanılan Professional Turkish Mediator

Barrister&Solicitor in Ankara Legal Services in TURKEY" ifadelerine, avukatın web sitesinde de -Owner of the Law Office ? Attorney at Law - Mediator" ibarelerine yer verilmiş, avukatın hesap numaraları ile birlikte VISA ve MasterCard logolarıyla Ödemelerinizi kredi kartı ile yapabilirsiniz/Credit Card Accepted" ifadeleri kullanılmış ve Hizmetlerimiz Ankara Barosu tarafından duyurulan "Avukat ? İş Sahibi Arasındaki En Az Ücret Çizelgesine" göre ücretlendirilmektedir"  denilmiştir.

 

(Sözü geçen site, incelememizin sürdüğü esnada değiştirilmiş bu nedenle sitenin eski ve yeni görünümleri birlikte değerlendirilmiştir. Öncelikle diğer web sitelerinde gösterilen reklam ve ardından avukata ait sitede yer alan hususlar hakkındaki değerlendirmelerimiz sunulacaktır.)

SORUN

 

-          Avukat, başka sitelerde kendi web sitesinin reklamını yapabilir mi?

-          Avukat, web sitesinin içeriğini düzenlemekte mutlak bir serbestiye sahip midir?

-          Avukat, avukat ünvanı yanında "Owner of the Law Office ? Mediator" gibi unvanlara da yer verebilir mi?

-          Avukat, verdiği hukuki hizmetin ücretlendirilmesine ilişkin peşin bir kabulde bulunabilir mi?

 

İNCELEME

 İnceleme konusu olayda ilk olarak dikkate alınması gereken husus, internet sitesine ilişkin reklamın pek çok sitede "google reklamları" bölümü altında

yer almış olmasıdır. Nitekim, arama motorlarında avukatın adı ile yapılan arama neticesinde bu olgu açıkça görülmüştür. Öte yandan, avukatın bu reklamlarda Professional Turkish Mediator", "Barrister & Solicitor in Ankara Legal Services in TURKEY" gibi ifadeler kullandığı görülmektedir. Bir avukata ait olan internet sitesinin, başka web sitelerinde "reklam" olarak yer alması, avukatın iş ve ün sağlama amacı ile hareket ettiği izlenimi yaratmaktadır.

 
Her şeyden önce avukatın internet dahil her türlü medyada ve basılı evraklarında sadece mevzuatta izin verilen bilgilere yer vermesi gerekmektedir. Bu gereklilik mesleğin vakarı ve saygınlığının leke almaması için gereklidir. Reklam yasağı olgusu köklerini mesleğin toplum nezdindeki saygınlığının korunması ve adaletin her daim rekabetten üstün tutulması anlayışından almaktadır. Bu anlayış ışığında, ekonomik kaygıların mesleğin önüne geçirilmesinin asla kabul edilmemesi ve "tanıtım" olgusunun sınırlarının olması gerektiği açıktır.
 
Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde, mesleğin bir kamu hizmeti olduğu ve fakat aynı zamanda da bir <serbest meslek olduğu ifade edilmiştir. Mesleğimizin hem kamu hizmeti hem de serbest meslek olması, avukatın "mesleki tanıtımının" sınırları konusunda duraksamalara yol açmaktadır. Meslek Kurallarımızın şerhinde belirtildiği üzere; "hukukçu olma" ve "kamu hizmeti" yanlarının ağır basması sonucunda, avukatların "rakip" değil "meslektaş" oldukları savı güçlenmiş ve bunun neticesinde de avukatın kendisini tanıtmaya yönelik faaliyetlerinin "reklam" boyutuna ulaşması yasaklanmıştır. Reklam'dan anlaşılması gereken kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla herhangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti"[1]olarak belirlenebilir. Esasen "serbest rekabetin" doğal bir unsuru olan reklam olgusunda en çok dikkat edilmesi gereken nokta reklam yapanın mutlak surette "yarar sağlama amacı" ile hareket etmesidir. Avukatlık mesleği öncelikli olarak bir kamu hizmetidir. Avukat; adaletin gerçekleşmesi ve kişi haklarının savunulması başta olmak üzere pek çok konuda toplumsal sorumluluğa sahiptir. Piyasa şartlarınca belirlenecek serbest rekabet ortamında mesleğin bu niteliğinin zedeleneceği açıktır. Bu nedenle, avukatın yapacağı tanıtımın sınırları kalın çizgilerle sınırlandırılmıştır. Buna göre; avukatın her ne surette olursa olsun salt iş ve ün sağlama amacına yönelik davranışlarda bulunması diğer bir anlatımla reklam yapması açıkça yasaklanmıştır.
 
Reklam yasağı, meslek etiği bakımından öncelikle avukatlık meslek onurunun bir gereği olarak belirtilebilir.  Avukatlık meslek onuru, daha çok meslekle bağdaşmayan davranışlar ve işler çerçevesinde düşünülmektedir. Diğer yandan onur kavramı, kamunun avukatlardan beklentilerine göre ve avukatın yaptığı işin özelliklerine göre de anlamlandırılmaktadır. Bu çerçevede avukatlar da belirli özelliklerin olması aranmaktadır. Bunlar arasında, adaletin gerçekleşmesine bağlılıkları, objektiflikleri, bağımsızlıkları yer almaktadır[2]. Reklam yasağı, meslek onurunun ilk anlamıyla, yani meslekle bağdaşmayan davranışlarla ilgili olduğu kadar, ikinci anlamıyla da ilgilidir. Gerçekte bu iki anlam da birbiriyle ilişkisiz değildir. Şöyle ki adaletin gerçekleşmesine hizmet eden avukatın reklam yapmaması bir meslek davranışı olarak belirtilebilir.
 
Reklam yapma, hukuk söz konusu olduğunda istenilen bir şey değildir. Bunun başlıca iki nedeni, bu tür davranışın kamuya, özellikle müvekkillere zarar vereceği ve avukatların kamuda meslekleri üzerindeki imajı zedeleyeceği düşünceleridir. Bu tür düşüncelerde haklılık payı olmakla beraber, benimsenecek çözüm tümüyle reklam yasağı getirmek değildir. Daha çok benimsenecek çözüm, bu tür sakıncaları giderecek şekilde reklam yasağına sınırlamalar getirmektir.
 
Günümüzde artan avukat sayısı, karşımıza avukatların karşı karşıya kaldığı bir ikiliği de getirmektedir. Şöyle ki avukatlar bir yandan verimli ve karlı bir iş olarak mesleklerini sürdürmek ve reklam yapmak istemekte, diğer yandan da mesleğin onurunu korumak istemektedirler[3]. Reklam yapmanın da meslek üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri bulunmaktadır. Olumlu açıdan reklam yapma, kamunun hukuki sorunların farkında olmasını ve hukuk hizmetlerinden yararlanmasını sağlamaktadır. Bu yolla, hukuki tavsiye almak isteyen insanlara yardım edilebilir. İnsanlar, avukatların sunacağı hizmetler hakkında bilgi almak ihtiyacını duyar. Olumsuz etkisi ise reklam yapmanın artmasının, avukatlığa saygıyı kaybettireceğiyle ilgilidir. Avukatlar sırf işadamı olmaktan uzak, ayrıcalıklı konumdadırlar[4]. Bu da avukatlığın sadece özel değil, kamusal boyutunun olmasıyla ilgilidir.
 
Burada vurgulanması gereken nokta reklam yapmanın sadece ticari mahiyeti olmadığı, kamusal yönünün de bulunduğuyla ilgilidir. Bu ilgi çerçevesinde reklam, kamunun bilme hakkına bağlanır. Ancak bunun diğer korunacak şeylerle dengelenmesi gerekir[5]. Diğer yandan reklam yapmanın başlı başına meslek onuruyla bağdaşmadığı da belirtilemez. Mesleğin onuru bakımından kuşkusuz reklam yasağı olmadan da, avukatların etik kuralları ihlal ettikleri görülmekte ve böylece kamudaki olumsuz avukat imajının güçlenmesine sebep olduklarına rastlanmaktadır. Bu anlamda reklam yasağının tek başına mesleğin onurunu sağladığı söylenemez. Reklamı yasaklamak, sadece en fazla görünür olan meslek ihlallerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır[6]. Avukatlara yönelik reklam yasağı getirilmesinin amacı, genel olarak barışçıl bir şekilde ve hukukun sınırlamalarına uygun olarak görevlerini yapmalarını sağlamak, avukatlığı ticarete dönüştürmeyi engellemektir[7]. Bu anlamda reklam yasağının bununla ve kamuyu bilgilendirme amacıyla uyumlu olması gerekmektedir.
 
Günümüzde iletişim olanaklarının her geçen gün hızla arttığı gerçeği karşısında, meslek kurallarındaki kimi katı yasakların çağdışı kaldığı iddiaları da güç kazanmaktadır. Nitekim, Avrupa ülkelerindeki reklam yasağı anlayışının gün geçtikçe yumuşadığı da bu anlamda göze çarpan bir noktadır. Özellikle Avrupa Baroları Konseyi'nce (CCBE) 1988 yılında kabul edilen ve 1998 ve 2002 yıllarında değiştirilen Avrupa Birliği Avukatlık Meslek Kurallarının 2.6. maddesi Birlik üyesi ülkelerde geleneksel katı uygulamanın dışına çıkılmaya başladığını ortaya koymaktadır. Zira, anılan hüküm açıkça Avukatlar verdikleri bilgilerin yanlış ve aldatıcı olmaması, ve sır saklama yükümlülüğüne ve mesleğin özündeki diğer değerlere aykırı olmaması kaydıyla sunduğu hizmetler hakkında kamuyu bilgilendirme hakkına sahiptir. / Avukatlar 2.6.1. bendindeki şartları yerine getirmek kaydıyla, basın, radyo, televizyon, elektronik ticari iletişim araçları ve diğer vasıtalarla kişisel tanıtımlarını[8] yapabilirler"  ifadesini kullanmış ve avukatlık mesleğindeki "tanıtım" olgusunu daha liberal bir çizgiye çekmiştir. Reklam yasağı uygulamasındaki bu gözle görülür yumuşama, ekonomik ve adli sistemin gerçeklerinin doğal bir sonucu olsa da, bu hüküm hiçbir zaman "mesleğin serbest rekabetçi yanının giderek kamu hizmeti niteliğine ağır basması" olarak algılanmamalıdır. Zira, yukarıda da değinildiği üzere, reklam yasağı olgusu köklerini mesleğin toplum nezdindeki saygınlığının korunması ve adaletin her daim rekabetten üstün tutulması anlayışından almaktadır.
 
Hukuk düzenimizde Avukatlık Kanuna bakıldığında da bu amaca ilişkin düzenlemenin yer aldığı görülmektedir. Avukatlığı ticarete dönüştürücü şekilde, reklam yapılması yasaktır. Diğer yandan kamuyu bilgilendiren tanıtımlar mümkündür. Bu tanıtımlar, övgü ve özendirme içermemekte ve belirli ilkelere uygun olması gerekmektedir. Örneğin haksız rekabete yer vermeyecek şekilde veya iş sağlama amacına yönelik şekilde olmamalıdır[9]. Bu anlamda reklam ve sınırlı tanıtım ayrımını yapmak, ve avukatlık mesleğiyle ve kamu yararıyla bağdaşacak şekilde sınırlı tanıtıma yer vermek mümkündür.
 
Türk avukatlık uygulamasındaki son gelişmeler de dikkate alındığında, bir davranışın reklam yasağına uygunluğunun etik açıdan değerlendirilmesinde hareket noktası, tanıtım faaliyetinin iş veya ün elde etme amacına yönelik olup olmadığı noktasında düğümlenmektedir. Diğer bir anlatımla, avukatın kendini tanıtması ile kendini meşhurlaştırmaya çalışması ayrı şeylerdir. Kendini tanıtma, iş veya ün sağlama amacının ağır basmadığı hallerde etik ilkelerin ihlaline yol açmazken, kendini meşhurlaştırmaya çalışma (özünde her zaman iş elde etme amacının bulunması ve meslektaşlar arası ilişkiyi zedeleyici karakteri nedeniyle) her durumda meslek etiğinin ihlalidir.
 
İkinci olarak, web sitesinin içeriğine gelindiğinde, sitenin eski görünümünde avukatın isminin hemen altında Owner Of The Law Office ? Attorney At Law ? Mediator ibarelerine yer verdiği görülmektedir. (Sitenin yeni görünümünde ise ... Hukuk Bürosu Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık Hizmetleri  Sahibi: Av. ... ifadesi yer almaktadır.) Bu ifadeler avukatın akademik unvan dışında bir unvan kullanmaması ilkesine aykırıdır.  Bu ilkenin amacı, hukukla doğrudan ilgili olmayan kimi meziyetlerinin "avukat" unvanının önüne geçirmesinin engellenmesidir ki konunun etik boyutu da bu nokta ile ilgilidir. Zira bu durum diğer alanlara ilişkin bilgi veya unvan sahibi olduğunu ilan avukatın kişilerin gözünde, o alanlardaki hukuki sorunlarda diğer avukatlardan daha iyi olduğu yanılsamasına yol açabilir. Olayda, Mediator" ibaresinin kullanılmasının bu anlamda hem mevzuata hem de etik kurallara aykırı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Buna karşılık, faaliyet alanının, reklama girmediği aksine tanıtıma girdiği belirtilebilir. Ancak tanıtımın da, yukarıda belirtildiği gibi sınırsız olmadığının üzerinde durmak gerekmektedir. Bu anlamda tanıtımın öncelikle avukatlar arasında haksız rekabete yol açmayacak ve böylece onlar arasındaki eşitliği ihlal etmeyecek nitelikte olması gerekir.Avukatlık mesleğine ilişkin mevzuat ve uygulamadaki disiplin kararlar da, avukatlar arasında ayrıcalıklı/diğerlerinden farklı bir grubun oluşmaması için kararlı bir iradeyi ortaya koymaktadır. Meslektaşların birbirleriyle eşitliği esas kabul edilmiştir. Nitekim, Avukatlık Kanunu'nun 12. maddesinde sayılan avukatlıkla birleşebilen işlerden kaynaklanan unvanların ve hatta Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca Baro'da veya Barolar Birliğinde üstlenilen geçmiş görevlerin dahi basılı evraklarda belirtilmemesi ve Baro'da veya Barolar Birliğinde halen görevli olanların bu görevlerini ifa etmedikleri durumlarda bu unvanları kullanmamaları gereği, bu tür unvanlar kullanılmasının, dışardan bakanlar bakımından meslektaşlar arasındaki eşitliği sarsabileceği gerekçesinden kaynaklanmaktadır. Bu anlamda 12. madde avukatlar arasındaki eşitliği korumaya yönelik olduğu belirtilebilir. Bu anlamda tanıtım bilgilerinin de eşitliğe aykırı düşecek şekilde olmaması gerekir.
 
Bununla birlikte Owner of the Law Office" ibaresinin ise tek başına etik kuralları ihlal ettiği sonucuna ulaşmak zordur. Ancak burada, somut olayın koşulları içerisinde ve sitenin bütünü içerisinde avukatın bu ibareyi kullanırken, ibarenin özellikle İngilizce olarak kullanıldığı da düşünüldüğünde, ün sağlama kaygısının daha ön planda olduğu izlenimi belirmektedir. Dolayısıyla bu ibarenin bu somut olaydaki kullanımının etik açıdan hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. Sitenin yeni halinde yer alan "... Hukuk Bürosu Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık Hizmetleri  Sahibi: Av. ... ifadesi" de yine somut olayın koşulları dikkate alındığında, avukatın meslektaşlarından farklı bir niteliğe sahip olduğu izlenimi yaratma amacı taşıdığından "salt ün kazanmaya" yönelik bir hareket olarak değerlendirilmiştir.
 
Avukatın web sitesinde hesap numaralarını vermiş olması, başlı başına etik ihlale neden olacak bir davranış değildir. Nitekim, avukat, bilgilendirme amacıyla ve göze batmamak ve sitenin asli unsurlarından olarak algılanacak aşırılıkta olmamak kaydıyla web sitesinde hesap numaralarına yer verebilmelidir. Dolayısıyla burada bir değerlendirme yaparken diğer unsurlara bakmak da gereklidir. İnceleme konusu sitenin eski görünümünde "hesap numaraları" bölümü sitenin ana sayfasının yaklaşık üçte birini kaplayacak boyutta yer almıştır.  Dolayısıyla somut olayda, sitenin bütünü içerisinde değerlendirildiğinde iş sağlama ve ün kazanma amacının ön plana çıktığı ve bu amacın bilgilendirme amacının önüne geçtiği izlenimi oluşmuştur. Ancak sitenin yeni görünümünde bu aşırılığa kaçılmadığı ve ana sayfada değil de ayrı bir bölüm içerisinde belirtildiği görülmüştür. Bu nedenle sitenin mevcut görünümünde bu ihlalin ortadan kalktığı kabul edilebilir.
 
Ayrıca web sitesinin eski görünümünde yer alan "Ödemelerinizi Kredi Kartıyla Yapabilirsiniz/Credit Card Accepted" ibaresi, boyutu ve yer alan MasterCard - VISA logolarının büyüklüğü ile sitede google kanalıyla reklam alınmış olması bakımından meslek kuralları ihlal edilmiştir. Ancak bu hususlar sitenin sonraki versiyonunda bulunmadığından değerlendirme dışı bırakılmıştır.
 
Sitede Hizmetlerimiz Ankara Barosu tarafından duyurulan Avukat ? İş Sahibi Arasındaki En Az Ücret Çizelgesine" göre ücretlendirilmektedir ibaresine yer verildiği gözlenmiştir. Baromuz tarafından tavsiye edilen bu çizelgenin amacı mesleğin saygınlığını korunması ve haksız rekabetin en aza indirilmesidir. Ancak, bu ücret çizelgesi, dava türlerine göre asgari bir ücret belirleme çabasından ileri gelmektedir. Yoksa, çizelgenin amacı avukatın her durumda hizmetini bu ücret çizelgesine göre ücretlendirmesi değildir. Bir avukatın yaptığı her işi bu tarifeye göre ücretlendireceğini ilan etmesi avukatın hizmeti ücretlendirirken "işin niteliği" olgusunu ıskalamasına ve dolayısıyla meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açar. Dolayısıyla, avukatın vereceği tüm hukuki hizmetleri "En Az Ücret Çizelgesine Göre Ücretlendirdiği"ni duyurarak ücrete ilişkin genel ve peşin bir kabulde bulunması, açıkça "iş sağlama amacı ile yapılmış" ve meslektaşlar arasında haksız rekabet yaratacak niteliktedir. Dolayısıyla da avukatın kullandığı bu ibare, açıkça etik ilkelere aykırılık teşkil etmektedir. 

SONUÇ


İnternet üzerinde verilen reklamları diğer medya araçları üzerindeki reklamlardan ayırmak için hiçbir neden bulunmamaktadır ve avukatlar, açtıkları web sitesinde tüm basılı evraklarında gösterdikleri özeni göstermekle yükümlüdürler. Bu nedenle inceleme konusu olayda, üstelik Professional Turkish Mediator", Barrister & Solicitor in Ankara Legal Services in TURKEY
 gibi reklam amacını kuvvetlendiren ifadeler kullanılarak çeşitli sitelerde ilanların gösterilmesi, ismin altında kullanılan "Owner of the Law Office" ve "Mediator" ibareleri, verilen tüm hizmetlerin Ankara Barosu'nca yayımlanan en az ücret çizelgesi ile ücretlendirileceğinin duyurulması hususlarının etik ilkeleri ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır.


 

[1] Yüksel Ersoy, Avukatlıkta Reklam Yasağı ve Uzmanlık, Demokratikleşme ve İnsan Hakları ve Hukuk Devleti Sempozyumu, Antalya, 1995, s. 217 den aktaran

Av. Güner, Semih, Avukatlık Hukuku, Ankara Barosu Yayınları, Eylül 2003, s. 424

[2] Carl M. Selinger, "The Public's Interest in Preserving the Dignity and Unity of the Legal Profession", Wake, Forest Law Review, 1997, s.867.

[3]Lauren Dobrowalski, "Maintaining the Dignity of the Profession: An International Perspective on Legal Advertising and Solicitation", Dick. J. Int'l L., 1994, s.367.

[4] Dobrowalski, a.g.e., s.368.

[5] Martin E. Conrey, " Legal Ethics: The Distinctions Between Attorney Advertising and and Attorney Solicitation", Washburn Law Journal, Vol.22, 1982-1983, s.159.

[6] Dobrowalski, a.g.e.s.374.

[7]Conrey, a.g.e., s.150.

[8] Her ne kadar kimi kaynaklarda bu ibarenin "reklam" olarak çevirdiği görülmekteyse de, İngilizce metinde kullanılan publicity

" kelimesinin, etimolojik açıdan advertisement ya da commercial" gibi ticari bir tanıtımdan daha ziyade "topluma tanıtım, topluma inme" anlamına geldiği düşünülmektedir. 

[9] Yüksel Ersoy, "Avukatlıkta Reklam Yasağı", Hukuk Kurultayı 2004, Ankara Barosu Yayını, s.210-211.

ALINTIDIR

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !