İSRAİL

Bu yazıda Musevi olan Yahudiler ile Yahudi olan Yahudiler birbirine karıştırılmamıştır. Yahudi sözü ile sadece Yahudi olanlar kastedilmiştir. Musevi Yahudiler'in bu yazının muhatabı olması mümkün değildir.

-----

Bilinen tarihi boyunca esaret ve zulüm yaşamış bir kavimdir Yahudiler. Kendi kaynakları (Tevrat) gibi, başkaca kaynaklar da bunu doğrulamaktadır.

Yahudiler kimdir?

Hemen herkesin bildiği, Firavun döneminde, Mısır'ın imar ve inşaası için köle olarak kullanıldılar. Nüfusları çok olmasına karşın etkileri yoktu. Kölelik o dönemde yasaldı. Yahudiler de, yasalara -hoşlarına gitmese de - bağlıydılar...

Hemen yakın tarihimizde de, 2. Dünya Savaşı'nda Nazilerin toplama kamplarında köle olarak kullanıldılar ve katledildiler. Bu süreçte de dünyanın sesi çıkmamış ve hatta Nazi işgalindeki Avrupa ülkelerinden "Yahudi ihbarcıları" ile tespit edilenler toplama kamplarına gönderilmiştir.

Aslında, Yahudiler'in tarihindeki zulüm dönemleri bu iki olayla sınırlı değildir. Tarihin hemen her döneminde insan aklını ve hayalini zorlayacak zülmün mağduru olmuşlardr. Belli bir vatanları olmamıştır. Dini kaynaklara göre Hz. Davut, Hz. Süleyman, Hz. Musa dönemlerinde, Peygamberin devlet başkanı olduğu zamanlar hariç devletleri de yoktur.

Ne hazindir ki, tarihleri soykırım ve sürgünle dolu olan bu millet, kendi kurtarıcılarını dahi yalnız bırakmıştır. "Sen ve Rabbin düşmanla savaşın, biz sizi burada bekliyoruz" diyecek kadar arsızlık sergileyenler de bizatihi onlardır.

Tur Dağı'na çıkan Hz. Musa'nın gelmesini bekleyenlerin büyük bir kısmı ise Firavun'un zulmünden ilahi mucizelerle kurtuldukları gerçeğini ve Hz. Musa'nın peygamberliğini hiçe sayarak, tapınmak için bir put yapmışlardır. Hz. Musa'ya bağlı kalan az sayıda iman etmiş kişi dışındakiler azgınlığı tercih etmişlerdir.

Kendilerini "seçilmiş" olarak gören Yahudiler, Yahudi olmayan herkesi de ya hizmetkarları ya da düşmanları olarak düşünür. Kendilerine reva görülen her şeyi "ellerine fırsat geçince" başkalarına yapmak konusunda bir an tereddüt etmezler. Bunun misalleri de İsrail Devleti'nin kuruluş sürecinde ve devamındadır. Günümüzde, Filistinliler'i yaşına cinsiyetine ve silahlı olup olmadığına bakmaksızın "topluca imhaya" yönelen yine İsrail ve Yahudiler'dir. Bunu bir gereklilik olarak gördüklerinde zerrece şüphe yok... Aksi halde, evrensel  insani değerlerle izahı mümkün olamaz. Aynısını Naziler Yahudiler'e yapmışlar ve bunu bir gereklilik görmüşlerdi.  Sosyal bir çılgınlığın ve yoldan çıkışın başka bir izahı nasıl olabilir?.. Cevabı çok kolay: Dini anlayış... Aslında Naziler de Yahudiler de benzeri bir din üzeredilerler. Hatta, Firavun dönemi Mısır için de aynısı söylenebilir. Firavun "Rabb" olduğunu söylemişti, Bütün bir Mısır da, bir tanrının hem kulu ve hem de vatandaşıydılar... Naziler de benzer şekilde "ari ırk" söylemindeydiler. Yahudiler'in kendileri için "seçilmiş"lik düşüncesindeki gibi. Hastalık her zaman aynı, belirtileri de aynıydı...

Firavun ve tebası Yahudiler'in peşine düştüklerinde şimdilerde "soykırım" denileni yapacaklardı. Ancak İlahi bir mucize ile Kızıldeniz'de helak oldular. Naziler de Firavun gibi davranmak istediler, akibetleri benzer oldu. Ancak Yahudiler için durum biraz farklıdır. Yahudiler "güce ram olur" ve hatta "tapar"... Yaşamak için herhangi bir organizmanın yaptığından farklı davranmazlar. Mısır'da, kadınlarını kendisine ayıran, çocuklarını katleden güce seslerini çıkarmayanlar da onlardı. Naziler toplama kamplarına Yahudi sevkederken gidenler arasında olmadıkları için seslerini çıkarmayanlar da... Az bir kısmı, insana yakışır bir direnişle silahlanmış olmasına rağmen, ekseriyeti sessiz ve suskun kaldı. Hatta, kamplarda, hayatta kalmak için soydaşlarına zulmedenler bile oldu.

Dünya Yahudilere karşı yapılanı soykırım olarak gördü. Aslında bu doğrunun yanında başka bir doğru daha vardı... Bazı Yahudiler Nazi medeniyeti için harıl harıl çalışıyorlardı... Naziler de bu bilim adamlarına Yahudi oldukları için kötü davranmıyorlardı. V1, V2 roketleri Yahudi bilim adamlarının eserleriydi... Bir de V3 roketleri var ama pek kullanılamadı. ABD ve SSCB'nin uzay yarışı, Naziler'den kaçırdıkları ve yine köle olarak kullandıkları Yahudi bilimadamları ile gerçekleşti.

Tarihleri soykırım sürgün ve işkenceyle dolu olan bu insanların günümüzde benzer zülümlerin failleri olmaları dikkat çekicidir. Güce ram oldukları ve hatta taptıkları için, parayı ve haberleşmeyi ellerinde tutanlar Yahudiler'dir. Eğer bu gücü kaybederseler, tekrar esarete düşecekleri korkusu genlerine işlemiştir. Parayı kontrol ettikleri gibi, haberleşme vasıtaları da ellerinde olduğu için Yahudiler'e karşı reva görülen zulmü konu alan sayısız kitap ve sinema filmi vardır... Ancak, Yahudiler'in birbirlerine ihanetini, Paygamberlerine ihanetini, bizzat yaptıkları soykırımları anlatan kitap ve sinema yok denilecek kadar azdır...

Binlerce yıllık tarihlerinde sadece Peygamberlerin devlet başkanlığı döneminde devletleri olan ve bunun dışında esaret ve zulmün muhatabı olan Yahudiler 1948 senesinden bu yana zulmün tek patent sahibi ve tatbikatçısı olma özellikleriyle Ortadoğu'nun değil, dünyanın baş belasıdırlar...

Alınganlık göstermeye gerek yok. Eğer bir yerde mazlum varsa, zalimin varlığı sebebiyledir.  BM'nin kararlarını hiçe sayan, nükleer silah sahibi, katı bir imanla soykırım yapan İsrail'dir. Dünya'nın din esaslı tek devleti olduğu gibi, ırk esaslı tek devletidir... Soykırımı, Naziler'den sonra devam ettiren de İsrail'dir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !